4. DERS KURANDA ZAMİRLER




Değerli Kuran Arapçası Takipçileri,


Kuran Arapçasında önemli olan konulardan biri de zamirlerdir.

Zamirler de isimdir.

Zamirler Arapçada ikiye ayrılır. 

Bunlardan bir grup ayrı olan (munfasıl) zamirler, diğeri ise bitişik (muttasıl) zamirlerdir. 

Yani bazı zamirler hiç bir kelimeye bitişik gelmez. Bazıları da kelime ve edatlara bitişik olarak gelir.

Ayrı Zamirler: Ayrı zamirlerden kastedilen bu zamirlerin her hangi bir kelimeyle birleşmemesi ayrı olarak gelmesidir.

3. tekil ve çoğul şahıslar için aşağıdaki tabloyu inceleyebiliriz:




Çoğul
(Cemi)

İkil
(Tesniye)

Tekil
(Müfred)



Erkek
(Müzekker)

هُمْ

onlar

هُمَا

o ikisi

هُوَ

o



Kadın
(Müennes)

هُنَّ

onlar

هُمَا

 o ikisi

هِيَ
     
o


1. tekil ve 2. tekil şahıslar için ise aşağıdaki tabloya bakabiliriz. 





Çoğul
İkil
Tekil

Erkek
أَنْتُمْ
Siz

أَنْتُمَا
Siz ikiniz
أَنْتَ
Sen

Kadın
أَنْتُنَّ

Siz
أَنْتُمَا

Siz ikiniz
أَنْتِ

Sen

Genel

نَحْنُ
Biz
أَنَا
Ben



Bitişik Zamirler:

Bitişik zamirler de fiil, isim ve harflere bitişen zamirlerdir. Yukarıdaki zamirlerin bir kelimeye bitişmiş hallerinden ibarettir. Şurası önemlidir. Bitişik zamir bir isime bitiştiğinde isim tamlaması, fiile birleştiğinde nesne  olur. 

Bitişik zamirlerin tablosu sırasıyla aşağıdaki gibidir:



Çoğul
(Cemi)

İkil
(Tesniye)

Tekil
(Müfred)



Erkek
(Müzekker)

هُِمْ...

onlara, onların

هُِمَا...

o ikisine, o ikisinin

 ُِه...

ona, onu, onun



Kadın
(Müennes)

هُنَّ...

onlara, 
onların

هُِمَا...

o ikisine, o ikisinin

هَا...
     
ona, onu, onun


Çoğul
İkil
Tekil

Erkek
كُمْ....
Size, sizin

كُمَا....
Siz ikinize, siz ikinizin
كَ...
Seni, sana
senin

Kadın
كُنَّ...

Size, sizin
كُمَا....

Siz ikiniz
كِ...

Sen

Genel

نَا....
Bize, bizim
يَِ...
beni, bana, benim


Not: Ayrıca birleşik zamirlerin başına إِيَّا (iyya) ifadesi gelerek "sadece" anlamı katar ve ayrı olarak kullanılır. Zamirin başına "sadece" ifadesi eklenerek tercüme edilir. Vurgu için kullanılır. Bir tane örnek verirsek :

إِيَّاكَ : sadece sana demektir.

 Şimdi zamirlerin uygulamasını bir sayfada görmeye çalışalım.


Birinci satırda "aleyhim" ifadesine baktığımızda "ala" harfi ceriyle "him" zamirinin birleşmesinden oluştuğunu görürüz. Tabloda hum zamirinin bazen hum bazen de him okunabileceğini harekelerle göstermiştik. İfadenin manası onların üzerine olur.


İkinci satırda "ala kulubihim ve ala sem'ihim" ifadeleri var. Daha önceki yazımızda üzerine manasına gelen ala harfi cerini öğrenmiştik. Kulûb kalpler, him zamiri onların manasına geliyor. Mana ise onların kalpleri üzerine olmaktadır. İki ifadenin arasındaki ve Türkçedeki ve ile aynıdır. Ala sem'ihim  ifadesine gelince ala üzerine, sem'i kulak, him onların manasına gelmektedir. Mana ise onların kulaklarının üzerine olmaktadır.

Üçüncü satırda "ve lehum" ifadesi var.  Ve Türkçedeki ve manasına geliyor. le, harfi cer dersinde gördüğümüz, için manasına gelen li harfi ceridir. Hum zamirine bitiştiğinde le şeklinde okunur. Manası ise onlar için olmaktadır. Yedinci ve sekizinci satırda da aynı ifade geçmektedir.

Dördüncü satırda ve mâ hum ifadesi vardır. Mâ, burada olumsuzluk manasına gelen ma'dır. Hum onlar manasına gelen zamir, mana onlar değil olmaktadır.

Beşinci satırda enfusehum ifadesi var. Enfus Kuranda en çok geçen, nefisler, canlar, kendileri manalarına gelen isimlerdendi. Hum onlar manasına gelen zamir. Mana ise onlar kendilerini olmaktadır.

Altıncı satırda "fi kulûbihim" ifadesi var. fi, içinde -de, -da manalarına gelen harfi cer, kulûb kalpler, him onların manasına gelmekte. Toplu olarak mana ise onların kalplerinde olmaktadır.

Sekizinci satırda nahnu kelimesi biz manasına gelen zamirdir. 

On ikinci satırda ila şeyâtînihim ifadesi var. İla, -e, -a manasına gelen harfi cerdi. Şeyatin, şeytanlar manalarına gelmekte, him ise onların demek olunca mana onların şeytanlarına olmaktadır. 

Aynı satırın sonunda meakum ifadesi var. Mea geçtiği üzere beraber manasına gelmektedir. Kum sizin demektir. O zaman mana sizinle beraber olmaktadır.

On üçüncü satırıda bihim ifadesi geçmekte. Bi, ile, -e, -a manasına gelmekte, him onlar olunca mana onlarla olmaktadır.

On dördüncü satırda fi tuğyânihim ifadesi var. fi, içinde, -de, -da manalarına geliyor. Tuğyan, taşkınlık demek him, onlar.  O zaman mana onların taşkınlıklarında olmaktadır.

Son satırda ticâratuhum ifadesi var. Ticarat, ticaret demektir. Hum onlar manasına gelmekte o zaman mana onların ticareti olmaktadır.

Görüldüğü gibi neredeyse bir sayfanın büyük bölümü harfi cer, edat ve zamirlerden oluşmaktadır. Bu şekilde okunulan yerlerde bunlar görülürse Kuran'ın manası bize çiçek gibi yavaş yavaş açılmaya başlayacaktır. Bir kişi bile Kuranın manasını anlamaya başlasın biz vazifemizi yapmış sayılırız. Kolay gelsin. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme