Arapça etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arapça etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2017 Cumartesi

13. DERS KURANDA GEÇEN SAYILAR-1




Kuran Arapçasını doğru anlamada sayılar da önemlidir. Bu yazıda Kuranda geçen bazı sayılar  üzerinde durmaya çalışacağız. Her bir sayı Kuranda geçtiği şekillerin tamamıyla zikredilecektir. Kuranda geçmeyen sayılara değinilmeyecektir.

1

       الوَاحِدُ    ـ   الوَاحِدَةُ    ـ   وَاحِدٌ 

Bir  manasına gelir.  
 Ayrıca aynı kökten gelen  أَحَدُ   kelimesi tek manasına gelmektedir. Ama sonuna zamir alırsa biri olarak tercüme edilir. Mesela, أَحَدُهُمْ    onlardan biri demektir. 



2

    إِثْنَيْنِ   - اَلْاِثْنَانِ -  إِثْنَانِ  ـ إِثْنَتَيْنِ

İki. 
   ثَانِيَ  kelimesi  ikinci,  مَثْنَى  ikişer manasına gelmektedir.




3

        ٌالثَّلاَثُ  - الثَّلَاثَةُ  ـ  ثَلَاثَة 
Üç.


  الثُّلُثُ   üçte bir manasına gelir.




4


ُأَرْبَعَةٌ   - الأَرْبَعَة  

Dört. Ayrıca dördüncü manasına gelen رَابِعٌ  ve dörtte bir manasına gelen رُبُعٌ kelimesi de Kuranda geçmektedir. 




5

 ُالخَمْسَة
Beş. 
Beşinci manasına gelen الخَامِسَةُ ve beşte bir manasına gelen الخُمُسُ  kelimeleri geçmektedir.




6

السِّتَّةُ 

Altı. 
Altıncı manasına gelen السَّادِسُ  ve altıda bir manasına gelen السُّدُسُ kelimeleri.




7


 ُ السَّبْعُ   ـ  السَّبْعَة

Yedi.




8


ُالثَّمَانِيَة
Sekiz. Sekizinci manasına gelen ثَامِنٌ .




9

تِسْعُ  ـ     التِّسْعَةُ

Dokuz.  






10

عَشْرٌ ـ العَشْرُ ـ عَشَرَةُ 

On. Ayrıca aynı kökten gelen مِعْشَارٌ onda bir manasına gelmektedir.

Bir sayfada uygulamasını görelim.





Birinci satırda semâniyete ezvâc, sekiz çift manasına gelmektedir. Aynı satırın devamında mine'd-da'nisneyn koyundan iki, ve mine'l-ma'zi'sneyn, keçiden iki manalarına gelmektedir. 

Dördüncü satırda ve minelibilisneyn ve minelbakarisneyn ifadesinde yine iki manasına gelen isneyn kelimesi kullanılmıştır. Mana deveden iki, inekten iki olmaktadır.

Sizler de okuduğunuz yerlerde geçen sayıları bulabilirsiniz. İyi çalışmalar.


2 Mart 2017 Perşembe

11. DERS KURANDA BAĞLAÇLAR-1



Kuranı doğru anlamada bir diğer önemli konu bağlaçlardır. Kuran Arapçasındaki bağlaçların doğru bilinmesi cümle manalarının doğru anlaşılması için çok önemlidir. Bu yazımızda bağlaçların bir kısmına  yer vermeye çalışacağız. 

Bilindiği üzere bağlaçlar iki cümleyi birbirine bağlayan edatlardır. Bu edatlar cümleyi ya aynı mana üzerinde, ya zıtlıkta ya da sebep sonuç açısından birbirine bağlar. Bu ana tasnif açısından Kuranda geçen bağlaçlara baktığımızda karşımıza şunlar çıkar.

1. وَ 
Türkçe'deki ve ile aynı olan bu bağlaç iki kelime veya cümleyi eşit olarak birbirine bağlar ve aralarında zaman açısından öncelik, sonralık veya zıtlık olmaz. 

2. فَ
Bu edat yine iki cümleyi birbirine zıtlık olmadan bağlar. Bu edatın bağlı olduğu kelime veya cümle ile öncekiler arasında peşpeşe olma, birbirini takip etme özelliği vardır. Yani biri diğerinin zaman olarak hemen peşinden gelir. Bazen de bu edat sonuç ifade edebilir. 

3. ثُمَّ 
Türkçeye sonra olarak tercüme edilen bu bağlaç bağladığı iki cümle arasında belli bir zaman aralığının olduğunu gösterir. 

4. أَوْ
Türkçeye veya olarak tercüme edilir. İki şey arasında tercih olduğunu açıklar.

5. أَمْ
Veya, yahut, yoksa manalarına gelir. Yukarıdakiden farkı soru edatıyla kullanılmasıdır.

6. لِأَنَّ
Çünkü manasına gelir. Sebep ifade etmek için kullanılır. Bu bağlaçtan sonra gelen cümle sebep önce gelen cümle sonuç olur.

7. لَكِن    وَلَكِنْ      وَلَكِنَّ    لَكِنَّ 

Fakat manasına gelen bu bağlaç bir önceki cümlenin zıttına bir ifadenin geleceğini gösterir. Zıtlık bağlaçlarındandır.

8. بَلْ 

Bilakis, aksine manalarına gelen bu edatta zıtlık bağlaçlarındandır. Önceki kelime veya cümlenin tam tersine bir ifadenin habercisidir. 

Bir sayfada uygulama yapacak olursak:



Birinci satırda cümle ve lein erselna ifadesinde ve bağlacı ile başlamış. Bu ayetten önceki ayette eşdeğer bir mananın olduğuna işarettir. Eşdeğer derken zıtlık olmadığını kastedilmektedir. Devamında fe raavhu musferran ifadesinde fe bağlacını görüyoruz. fe bağlacı yukarıda da geçtiği üzere önceki ifade ile peşpeşe olduğunu ifade etmek için kullanılıyordu. Cümleye mana verecek olursak: ve biz bir rüzgar gönderirsek, onlar onu hemen sararmış görürler şeklinde olur.

Beşinci satırda geçen sümme ceale min badi da'fin kuvveten sümme ceale ifadesi görülür. Geçtiği üzere sümme sonra manasına gelen bir bağlaçtı ve önceki ile arasında belirli bir zaman aralığının olduğunu göstermektedir. Cümlenin manasına bakacak olursak. Biraz zayıflıktan sonra kuvvet yaptı/yarattı, sonra..... Bu ayetin başından itibaren insanın yaratılışından bahsedilmekte, ömür içerisinde yaşanılan zayıflıklardan sonra kuvvet, yıllar geçince kuvvetten sonra zayıflık yaratıldığı anlatılmaktadır. Sümme burada belirli bir zaman aralığını ifade etmek için kullanılmıştır.


Alttan altıncı satırda ise ve lakinnekum bağlacını görüyoruz. İfadenin manası fakat siz olmaktadır. Ayette iki cümlenin manalarına bakacak olursak fe haza yevmu'l-basu ve lakinnekum kuntum la talemun. Bu diriliş günüdür fakat siz bilmiyordunuz. Diriliş gününde oldukları halde muhatapların o günü daha önceden bilmediklerini ifade için ve lakinne zıtlık bağlacı kullanılmıştır. 

Sizlerden de bu şekilde örnekler bekliyoruz. Sosyal medya hesaplarımızdan soru şeklinde örnekler paylaşmaya devam edeceğiz. 

Günlerimiz Kuranla geçsin. 

26 Şubat 2017 Pazar

10. DERS Kuranda İsmi Tafdil (Superlative) Kalıbı






Daha önceki yazılarda bir kısmını verdiğimiz Kurandaki önemli kelimelere bu yazıda da devam edeceğiz. Özellikle bu yazıda Kuranda çokça geçen ismi tafdil kalıbına ait bazı örneklere yer vermeye çalışacağız. Önce örneklere bakacak olursak:

Şiddetli       :   شَدِيدٌ  

Daha/en şiddetli  :   أَشَدُّ

Yakın      :  قَرِيبٌ

Daha/en yakın  :  أَقْرَبُ

Büyük   :  كَبِيرٌ

Daha/en büyük    :  أَكْبَرُ

Kıymetli  :  كَرِيمٌ

Daha/en kıymetli  :  أكْرَمُ

Az   :  قَلِيلٌ 

Daha/en az   : أَقَلُّ

Güzel   :  حَسَنٌ

Daha/en güzel  :  أَحْسَنُ

Gerçek       :   حَقٌّ

Daha/en gerçek    :  أَحَقُّ

Büyük    :  كَبِيرٌ

Daha/en büyük   :  أَكْبَرُ

Bilen      :   عَلِيمٌ

Daha/en iyi bilen      :  أَعْلَمُ

Çok   :  كَثِيرٌ

Daha/en çok   : أَكْثَرُ

Yukarıdaki kelimeleri incelediğimizde birinin diğerinin daha üstün halini ifade etmek için kullanıldığını görmekteyiz. İngilizcede superlative olarak kullanılan bu sıfat yapısı Arapçada ise ismi tafdil kalıbı olarak kullanılır. Yani yukarıdaki gibi bir sıfatı daha üstün bir halde kullanmak için أَكْثَرُ kalıbına sokmamız yeterlidir. 

Tin Suresini bu açıdan inceleyecek olursak:




İkinici satırda fi ahseni takvim ifadesi var. Ahseni daha güzel, en güzel manasına gelmekte, takvim ise kıvam demektir.  İfadenin manası da en güzel kıvamda olmaktadır.

İkinci satırın devamında esfele safilin ifadesi var. Esfele daha aşağı, en aşağı manasına gelmektedir. İfadenin manası aşağıların en aşağısı olmaktadır.

Üçüncü satırda ise ahkemi'l-hâkimîn ifadesi var. Ahkem daha iyi hüküm veren, en iyi hüküm veren manasına gelmekte. Hâkimîn ise hakimler demektir. Mana hakimlerin en iyi hüküm vereni olmaktadır.

Örnekleri daha dikkatli inceledikten sonra siz de Kurandan örnekler bularak bizimle paylaşabilirsiniz.

Bol Kuran'lı günler.


e-mail : academicarabic@gmail.com
twitter: @AcademicArabic
Facebook: Kuran Arapçası

22 Şubat 2017 Çarşamba

9. DERS Kuranda İsim Cümlesi-1




Arapçada cümleler ikiye ayrılır. 

İsim cümlesi ve fiil cümlesi.

İsimle başlayan cümleye isim cümlesi fiille başlayan cümleye fiil cümlesi denir. 

Önceki yazılarımızda bir ismin isim olduğunu ya başındaki elif lamdan veya sonundaki tenvinden anlayacağımızı  paylaşmıştık. Ayrıca zamirler, işaret isimleri ve ismi mevsuller de birer isimdir.

Türkçede ise yüklemi isim olan cümleye isim cümlesi dendiğini hatırlatalım.

Arapçada isim cümlesi iki öğeden oluşur. Cümlenin öznesi olarak anlayacağımız Mübteda ve yüklemi olan Haber.

Mübteda olan kelime genellikle marife yani elif lamlı veya bilinen özel bir isim olur. 

Haber ise genellikle nekra yani tenvinli olur. 


Mübteda ve Haberin harekeleri genellikle Kuran harekelerinden ötre olarak gözükür.

Kurandan örneklerle anlamaya çalışalım.


اللهُ لَطِيفٌ

Bu örnekte Allah özel isim, latifun, lutufkar, nimetlerini sezdirmeden veren manalarına gelmektedir. Allah mübteda , latifun haber yani Allah özne latifun yüklemdir. Cümlenin tam tercümesi Allah lutufkardır,  şeklinde olur.

أُولَٰئِكَ أَصْحَابُ النَّارِ

Bu cümlede ise ulâike bunlar manasına ismi işaret ve mübteda, ashabun'n-nar, ateşin arkadaşları haber olmaktadır. Mana Bunlar ateşin arkadaşlarıdır, olmaktadır.

Sizden de bu şekilde Kurandan örnekler bularak uygulama yapmanızı tavsiye ediyorum. Kolay gelsin.

Not: Lütfen bizi sayfadaki Bizi takip edin düğmesinden takip ediniz.

Sosyal Medyadan da bizi takip edebilirsiniz

e-mail : academicarabic@gmail.com
twitter: @AcademicArabic
Facebook: Kuran Arapçası

19 Şubat 2017 Pazar

8. DERS Kuranda Müzekker (Eril) ve Müennes (Dişil) Kelimeler


Arapçada önemli olan  konulardan biri de kelimelerin dişilik ve erkeklik açısından ayrılmasıdır. Türkçede olmayan bu konu, İngilizce'de sadece zamirlerde görülür. 
Daha önceki yazılarda Kuran Arapçasında zamirlerde, İşaret isimlerinde ve ismi mevsullerde bu ikili ayrımı tablolar halinde görmüştük. Bu yazıda da Kuran Arapçasında isimleri cinsiyet açısından incelemeye çalışacağız.
Arapçada isimler, cinsiyet açısından müzekker (erkek) ve müennes (dişi) olmak üzere iki kısma ayrılır:
1) Erkek/Eril/Müzekker İsim: Canlı varlıkların erkeklerine veya dilbilgisi açısından müzekker (erkek) kabul edilen yani kendisinde dişilik alâmeti bulunmayan cansız varlıklara verilen isimdir.
Kurandan Örnekler:
ثَوَابٌ : Sevap ,
 كَرِيمٌ  : Kıymetli ,
 كِتاَبٌ : Kitap,
قَلْبٌ : Kalp,
سُلْطَانٌ : Sultan, otorite 
حِسَابٌ : Hesap
2) Dişi/Dişil/Müennes İsim: Canlı varlıkların dişilerine veya dilbilgisi bakımından dişi kabul edilen (kendisinde dişilik alâmeti bulunan) cansız varlıklara verilen isimdir.
Kurandan Örnekler:
كَلِمَةٌ : Kelime,
  جَنَّةٌ : Cennet,

Dişil İsimlerin İşaretleri:
1) Canlı varlıkların doğal olarak dişilerine verilen isimler:
Örnekler:
أمٌّ : Anne

2) Sonlarına yuvarlak te (ة) bitişen isimler:
Örnekler:
سَاعَةٌ : Saat 

3) Sonlarına uzatılan elif /elif-i memdûde  (اء) bitişen isimler: 
Örnekler:
بَيْضَاءُ : Beyaz 

4) Sonlarına elif-i maksûre/ kısa okunan elif (ى) bitişen isimler:
Örnekler:
 بُشْرَى : Müjde, 
كُبْرَى : En büyük, 

5) Dilin kendisinden dişil olan kelimeler: Yukarıdaki müenneslik alâmetlerinden birisini taşımadığı halde, müennes kabul edilen kelimeler de vardır. Bunlara semai yani duymaya dayalı dişillerde denir.
İşitmeye dayalı dişil kelimelere Kurandan örnekler:
شَمْسٌ : Güneş
 نَفْسٌ : Nefis
 أرْضٌ : Yeryüzü
حَرْبٌ : Harp, savaş
 رِيْحٌ : Rüzgar
نَارٌ : Ateş

6) Vücuttaki çift olan organlar da dişil sayılmaktadır:
Örnekler:
 قَدَمٌ : Ayak,
 يَدٌ : El,
 عَيْنٌ : Göz,
 أذُنٌ : Kulak

7) Kabile, köy, şehir,  isimleri de müennes (dişi) sayılmaktadır:
Örnekler:
قُرَيْشٌ : Kureyş,
بَكَّةُ : Mekke, 
مِصْرٌ : Mısır, 
Not: Fiillerde de dişilik ve erkeklik ayrımı vardır. Yeri geldiğinde incelenecektir. Ayrıca buradaki anlatılanlar yeni öğrenenlere göre basitleştirilerek anlatılmıştır.
Bir sayfada uygulamasını görelim:

Birinci satırdaki nefis, can manasına nefs kelimesi semai denilen dilin kendisinin dişil kabul ettiği kelimelerden.
Altıncı satırdaki Adem ve Nuh kelimeleri erkek peygamber isimlerinden.
Yedinci satırdaki soy manasına zürriyyeten kelimesinin sonunda yuvarlak ta olduğu için dişil/müennestir.
Sekizinci satırdaki imraetu kelimesi kadın manasına gelmektedir. Doğal olarak dişi.
Onuncu satırdaki unsa kelimesi kız manasına gelmekte doğal olarak dişidir.
Onbirinci satırdaki Meryeme ifadesi kadın ismidir. 
Sizlerde aynı şekilde Kuran sayfalarına yukarıdaki dişil alametlerine göre arama yapıp bu konuyu pekiştirebilir ve bizimle paylaşabilirsiniz.



e-mail : academicarabic@gmail.com
twitter: @AcademicArabic
Facebook: Kuran Arapçası

15 Şubat 2017 Çarşamba

7. DERS Kuranda İsmi Mevsuller




İsmi mevsuller  Kuran Arapçasında önemli konulardan. 

Daha önce Arapça eğitim almamışlar için ismi biraz kapalı gelebilir. 

Mevsul bağlanmış manasına gelen bir kelime fakat bağlama işi yapan özelliğe sahip.

İsmi mevsuller, bir kelimenin açıklanmasına yardımcı olan öğelerdir.  İngilizcede relative pronouns, ismi mevusulun karşılığı olarak geçer. Başka bir ifadayle, İngilizcede cümle içlerinde bazı kelimeleri açıklamak için gelen, who, that, whom vs. ifadelerin karşılığı Arapçada ismi mevsullerdir. İsmi mevsuller, Türkçeye,  ki, öyle ki veya sıfat olarak tercüme edilmektedir. İsmi mevsuller ismin önüne gelip onun açıklanmasını sağladıkları gibi cümle içinde bir öğe olup onunda açıklamasına yardımcı olabilirler.  İsmi mevsuller açıkladığı kelime erkek (müzekker) ise erkek, kadın (müennes) ise kadın  kipiyle gelir. Arapçada cümle yapılarına geçildiğinde bu konular daha iyi incelenecektir.

Arapçadaki İsmi Mevsulleri aşağıdaki tabloda görebiliriz:

   


Çoğul
İkil
Tekil
اَلَّذِينَ
أَلَّذَانِ


أَلَّذَيْنِ
اَلَّذِي
•Erkek



أَلَّاتِي


ألَّائِي

ألَّوَاتِي
أَلَّتَانِ


أَلَّتَيْنِ
اَلَّتِي
Kadın



•



Bir örnekle açıklamaya çalışalım: Alak Suresinin ilk ayetini inceleyelim:

اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ


Kırmızı renkte ellezi ismi mevsulunu görüyoruz. Elleziden önceki kelimeye bakıyoruz rabbike. Hemen bilgimizi hatırlıyoruz. Ellezi kendinden önceki kelime hakkında açıklama yapılacağının işaretidir. Rabb kelimesi cinsiyeti meçhul olduğu için müzekker kullanılır. Bunun için ismi mevsullerden müzekker için kullanılan kip tercih edilmiştir. Elleziden sonrasına baktığımızda yarattı manasına gelen halaka fiilini görüyoruz.  O zaman senin rabbin açıklamasına yarattı kelimesini ekliyoruz. Yaratan Rabbinin... manasını elde ediyoruz. Veya Senin Rabbin ki yarattı şeklindede mana  da verebiliriz. Ayete baştan mana verecek olursak Yaratan Rabbinin adıyla oku olur.

Maun suresinin bir kısmını bu açıdan inceleyebiliriz:


أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ   فَذَٰلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ  وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ الْمِسْكِينِ  فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ الَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ  الَّذِينَ هُمْ يُرَاءُونَ  وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ  

Görüldüğü üzere kısa sürelerden bir olan Maun suresinde dört tane ismi mevsul geçiyor. Birinci ellezi, gördün mü manasına gelen eraeyte fiilinden sonra gelmiş ve fiilin nesnesi olmuş. (Fiiler konusunda bunlar daha net anlaşılacaktır.) Mana o kimseyi gördün mü? olur. Elleziden sonra o kimseyi açıklayan Yükezzibu biddîn yani dini yalanlıyor ifadesi gelmiş. Bu ifadeyi ellezi ve sonra da ilk baştaki fiile bağlayarak mana verirsek, Dini yalanlayan o kimseyi gördün mü? olur.

İkinci ellezi geçen ifadeye bakıyoruz. Fezâlikellezi yedu'u'l-yetîm.

Bu ifadenin başındaki fe başlangıç harflerindendir. Yeri gelince işlenecek şimdi geçiyoruz. Zalike, bu, o manasına gelen işaret isimlerinden. Ellezi,  kendinden sonrakini öncekine sıfat yapan ismi mevsulumuz. Elleziden sonraki ifade yetimi engelleyen manasına yedu'u'l-yetîm. Şimdi bağlayarak mana veriyoruz bu, yetimi engelleyen kimse olmaktadır.

Suredeki ikinci ismi mevsullu  ifade feveylun lil musallîn ellezine hum an salatihim sahûn. Feveylun: Yazıklar olsun, lilmusallin : namaz kılanlar için. Bu cümlede ellezine çoğul ismi mevsul, musallîn kelimesini açıklayan bir cümlenin önünde gelmiş. Ellezine'den sonra gelen cümleye kelime kelime bakacak olursak: hum: onlar, an: den, dan, salati: namaz, him:onların. Toparlarsak namazlarından gafil olan onlar manası çıkıyor. İsmi mevsulle beraber manayı söylersek: Namazlarından gafil namaz kılanlara yazıklar olsun. 

Suredeki son ismi mevsulu de size bırakıyorum. Şimdi Kuran deniz, siz dalgıç bulun gözünüze takılan bütün ismi mevsulleri, çizin altını, bilginizin yettiği ölçüde anlamaya çalışın. Her hangi bir soruda bizimle irtibata geçmek için tereddüt etmeyin. Kolay gelsin.

Not: Yukarıda geçen ismi mevsullerden başka iki ismi mevsul daha vardır. Yeri geldikçe açıklama yapılacaktır.

13 Şubat 2017 Pazartesi

6. DERS Kuranda Önemli Kelimeler-3






Kuranda geçen bütün isim, fiil ve edatları bir anda öğrenmek imkansızdır. Bu yazılarda sizinle tedrici bir metodla bunları paylaşacağım.


Önceki yazılarımızda Kuranda 100'de fazla geçen isimleri paylaşmıştık. Bugünkü yazımızda Kuranda 100'den az geçen bazı isim ve sıfatları paylaşmaya devam edeceğim.



din    (92 defa)                              - دِينٌ

melek/melekler  (88)               - مَلَكٌ  - مَلَائِكَة

şeytan/şeytanlar (88)               -   شَيْطَان  - شَيَاطِين

mal, varlık/mallar, varlıklar (86)   -  مَالٌ  - أَمْوَالٌ

tek, benzeri olmayan (85)         - أَحَدٌ   - إِحْدَى


fazilet, lutuf, inayet (84)           - فَضْلٌ


namaz, dua (83)                            - صَلَاةٌ

ilk, birinci, başlangıç (82)        -    أَوَّلٌ - أُولَى

daha çok, daha fazla  (80)        -   أَكْثَرُ

çok   (74)                           -  كَثِيرَةٌ -  كَثِيرٌ

az   (71)                                      -   قَلِيلٌ  - قَلِيلَةٌ

Aşağıda bir sayfada bugüne kadar öğrendiklerimizi uygulamaya çalışalım.


1. Satır:
 rabbuke li'lmelâiketi innî câilun fi'l-ardi ifadesini görüyoruz. 

Rabbuke, ifadesinde Rabb kelimesine, bitişik zamirlerden senin manasına ke gelmiş. Mana senin Rabbin olmuştur. 

li'l-melâiketi, ifadesinde li, için manasına harfi cer, melaike  melekler manasına yukarıda geçen yeni kelimelerden. İfadenin manası melekler için olmaktadır.

fi'l-ardi, ifadesinde fi, içinde manasına harfi cer, el-ardi, yeryüzü manasına gelen önceki kelimelerimizden. mana, yeryüzünde olmaktadır.

4.5. satır

bi esmâi hâulâi ifadesini görüyoruz.

bi, ile -e, -a manasına gelen harfi cer. esma, isimler manasına geliyor. hâulâi işaret isimlerinden bunlar, onlar manasına gelen kelimelerden. Mana bunların isimlerine olmaktadır.

8. satırda 

ğaybe's-semâvâti ve'l-ardi

ğayb,  bilinmeyen, görülmeyen anlamına gelen bir kelimedir. Semâvâti ve'l-ardi ifadesi daha önce geçen kelimelerden gökler ve yeryüzü manasına gelmektedir.  Mana ise gökler ve yerin bilinmeyeni demektir. 

11. satırda 

ente ve zevcuke'l-cennete ifadesi

ente, ayrı zamirlerden sen manasına gelmektedir. zevcu, eş manasına gelen bir kelime sonundaki ke senin manasına gelen bitişik zamirlerdendir. cennetin manasını biliyoruz. mana sen ve eşin cennette olmaktadır.

12. satırda eş-şeytan geçmekte manası şeytandır.

Kendinizde sayfalarda alıştırma yapabilirsiniz. kolay gelsin.